’22 yıl göz açıp kapayıncaya kadar geçti’: Onsuz olamayacağını ayrılınca anladı: Muhafızım benim!

HOLLYWOOD KOŞULLARINDA UZUN BİR EVLİLİK
Bu satırları okuduğunuzda ne düşündünüz bilemiyoruz, ama bunlar çocukluğundan bu yana kameralar karşısında olan ünlü oyuncunun, kocasına olan sevgisini ifade ettiği cümleler. Bu şekilde de 22 yıldır süren evliliğinde ne kadar mutlu olduğunu gözler önüne serdi ünlü oyuncu.

Hollywood şartlarında “epey uzun” sayılacak bu evliliğin kahramanlarından biri ve bu satırları yazan kişi Brooke Shields.


BİRLİKTE 22 YIL

Son dönemde, kariyerine ve hayatına odaklanan Pretty Baby: Brooke Shields adlı belgesel ve orada yaptığı itiraflarla konuşulan 57 yaşındaki Shields, kocası Chris Henchy ile olan evliliğinin 22’nci yılını kutladı.

Birlikte iki kız çocuk sahibi olduğu Henchy’ye olan sevgisini ve evliliğinin gidişatını Instagram paylaşımında bir dizi fotoğraf eşliğinde ifade etti Shields.

Onun bu paylaşımına da aralarında Pierce Brosnan’ın eşi Keely Brosnan, ünlü oyuncu Selma Blair, model Paulina Porizkova’nın da bulunduğu ünlü arkadaşlarının yanı sıra 2 milyona yakın takipçisi tebrik mesajları yazdı ve beğeni yağdırdı.

MUTLULUĞU İKİNCİ EVLİLİĞİNDE BULDU
Daha bebekken bir reklam filminde rol alarak kariyerine başlayan ardından da çocuk yaşta oynadığı Pretty Baby (Güzel Bebek) Blue Lagoon (Mavi Göl) Endless Love (Sonsuz Aşk) gibi yapımlarla 80’li yıllarda zirveye yerleşen Shields, mutluluğu ikinci evliliğinde buldu.

Shields, ilk evliliğini annesinin karşı çıkmasına rağmen, dönemin tenis yıldızı Andre Agassi ile yaptı. Bu evlilik, sadece iki yıl sürdü. 

İlk evliliğini 1997 ile 1999 arasında dönemi tenis yıldızı Andre Agassi ile yapan Shields, o iki yılın ardından kalp kırıklığı içinde ayrıldı kocasından. Bu başarısız evlilik nedeniyle de kalbini bir süre kimseye açmak istemeyen Brooke Shields, kısa süre içinde ne kadar yanıldığını anladı.

Agassi’den boşandığı yıl, aynı projede çalışırken Henchy ile tanıştı Shields. 2000 yılında nişanlandılar. Bir yıl sonra da Meksika’da evlendiler. Fakat çiftin mutlu bir beraberlik ve evlilik hayatı kurması çok kolay olmadı.

ONU KAYBETMEK İSTEMEDİĞİNİ AYRILINCA ANLADI
Shields ile Henchy, ilişkileri sırasında bir ayrılık süreci yaşadılar. Bu istek de Shields’ten geldi. Yapımcı ve senaryo yazarı Henchy ise bu isteği kabul etti. Fakat hemen ardından Brooke Shields, aslında ondan ayrılmak istemediğini fark edince tekrar bir araya geldiler. Sonunda ilişkileri bugünlere uzandı.

Shields o ayrılık sürecini şöyle anlatmıştı bir röportajında ” Onunla ilişkimi sürdürmek istediğimi fark ettim. Onu kaybetmek istemiyordum. O yüzden de daha iyi davranmaya başladım.”

Shields ile Henchy, 2001 yılında Meksika’da evlendiler. Bundan iki yıl sonra büyük kızları Rowan, ardından da küçük kızları Grier dünyaya geldi. Brooke Shields, hayatını paylaşmak istediği Chris Henchy ile evlendi ve anne oldu ama anlattığına göre o süreç de çok kolay geçmedi. Shields, büyük kızını dünyaya getirdikten sonra depresyona girdiğini itiraf etmişti.

‘ONU KUCAĞIMA BİLE ALAMIYORDUM’
2005 yılında yayınlanan Down Came the Rain: My Journey Through Postpartum Depression adlı kitapta hayatının bu kısmını ayrıntısıyla anlattı.

İlk kızının dünyaya gelmesinden sonra, kendini yaşadıkları dördüncü kattaki apartman dairesinden atmayı düşünmüş Shields. Kızının, yanında kendisi olmadan daha mutlu yaşayabileceğine inanıyormuş çünkü.

O dönemi kitabında şu satırlarla anlatıyor: “Gerçekten de artık yaşamak istemiyordum. Sonunda güzel bir kız bebeğim olmuştu ama ben ona bakamıyordum bile. Onu kucağıma alamıyordum, ona şarkı söyleyemiyordum, ona gülümseyemiyordum. Bütün istediğim yok olmak ve ölmekti.”

‘BİTKİN DÜŞTÜM’
Brooke Shields, kısa bir süre önce konuk olduğu bir podcast yayınında kızı Rowan’ın dünyaya gelmesi öncesinde ve sonrasında yaşadığı zorlukları bir kez daha anlattı.Hamile kalmasının zor olduğunu, doğum sırasında bazı komplikasyonlarla karşılaştığını belirtip “Bütün bunlar beni bitkin düşürdü, tükenmiş hissettirdi” dedi. Bu durumun büyük kızı Rowan’ın dünyaya gelmesinden sonraki birkaç ayda devam ettiğini ekledi.

İlk bebeğini dünyaya getirmeden önce tam yedi kez başarısızlıkla sonuçlanan tüp bebek tedavisi gördüğünü belirtti Shields. Doğum yaparken çok fazla kan kaybettiğini bütün bunların da kendisi için bir tür travma etkisi yarattığını gizlemedi: “Çok fazla travma vardı. Bebeğimle birlikte eve gittiğimde onunla ne yapacağımı bilmiyordum.”

O zor süreci şu sözlerle anlattı Shields “Tükenmiştim ve hormonlarım tamamen dengesiz bir hale gelmişti. Bunu kimse bilmiyordu. Kendi düşüncelerimi bile anlayamıyordum. En kötüsü de buydu.”

‘DAHA ÖNCE HİÇ BİR BEBEĞİ KUCAĞINA ALMAMIŞTI’
Shields’ın anlattığına göre sonunda kocası Henchy bebeğin bakımı konusunda ona destek olmaya başladı. O süreci de şu sözlerle anlattı Shields “Chris hemen baba konumuna geçti. Daha önce bir bebeği kucağına bile almamıştı ama şimdi kızımıza bakıyordu. “

Anlattığına göre Brooke Shields, doktorunun önerisiyle bir süre önce bıraktığı antidepresanları tekrar kullanarak yavaş yavaş hayata döndü. Bir süre sonra da kızının ve kocasının yanında olmak istediğini hissetti. Bu zor süreci atlattıktan sadece üç yıl sonra bu kez küçük kızı Grier’i dünyaya getirdi.

KIZLARININ EN BÜYÜK KORUYUCUSU
Brooke Shields, kendisi küçücük bir bebekken annesi tarafından kameralar önüne kelimenin tam anlamıyla itilmişti. Onun bu gayretleriyle modern çağların en başarılı çocuk yıldızları arasında yerini aldı. Ama tabii ki bunun bedeli kolay ödenmedi. Belki de bu yüzden iki kızını gösteri dünyasının çekiciliğinden hep korumaya çalıştı.
Zaten sonuç olarak büyük kızı Rowan bu dünyanın uzağında bambaşka bir yol çizmeye karar verdi kendisi için. 2021 yılında liseden mezun olduktan sonra Kuzey Carolina’da Wake Forest Üniversitesine başladı.

Kardeşi Grier ise görünüşe göre gösteri dünyasında bir kariyer yapmakta karar kıldı. Modellik konusunda ilk adımlarını annesinin desteğiyle çoktan atmaya başladı bile.

Shields, her ne kadar iki yıl önce büyük kızı üniversiteye gitmek için evden ayrıldığında ardından gözyaşı dökse de iki kızıyla “arkadaş gibi” bir ilişki sürdürüyor. Kendi annesi Teri ile yaşadığından çok farklı hem de. Kızlarını herhangi bir konuda zorlamıyor, kendi yarım kalan hayallerini onların üzerinden gerçekleştirmeye çalışmıyor.

 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir