Tam Altmış Beş Gün Süren Tarihin En Uzun Uçuşunun Akıllara Durgunluk Veren Hikayesi

Las Vegas’taki ailelere yönelik bir otel olan Hacienda Hotel yeni açılmıştı ve sahibi otelinin reklamını yapmak ve halkı oraya çekmek istiyordu. Otel çalışanlarından biri otelin reklamını yapmak için çok ilginç bir öneriyle gelmişti: üzerinde otelin adının yazılı olduğu bir uçak uçurmak… Hikayenin devamı için…?

Bugün size tarihin en uzun süren uçuşundan bahsedeceğiz.

Altmış beş süren bu uçuşun arkasındaki hikaye ve uçuşun nasıl bu kadar uzun sürebildiğiyse daha da ilginç.

Her şey aslında 1958’de Hacienda Hotel’in açılmasıyla başladı.

Otelin sahibi diğer eyaletlerden ve hatta ülkelerden oteline turist çekmek istiyordu ve bu nedenle biraz tanıtıma ihtiyacı vardı. İkinci Dünya Savaşı bombardıman uçağı pilotu ve kumar makinesi tamircisi Robert Timm’in aklına ise ilginç bir fikir gelmişti.

Timm’in fikri, bir uçağa otelin adını yazmak ve bu uçak ile insanlı en uzun uçuş rekorunu kırmaktı!

Bir önceki rekor kırk yedi gündü ve bu rekoru kırmaları gerekiyordu. Timm otel sahibini bu girişimini finanse etmeye ikna etti. Timm etkinliği düzenlemek için 100 bin dolar aldı. Projenin en önemli kısmı, iş için doğru uçağı seçmekti. Dünya rekorunu kırmak için kullanılacak uçağın uçuşu çok kolay olmalı, havada yakıt ikmali yapmak zorunda kaldıkları her seferde alınan riski azaltmak için düşük yakıt tüketimine sahip olmalı ve iş mekanik yönüne geldiğinde çok güvenilir olmalıydı.

Bu nedenle Timm’in tercihi o dönem için oldukça yeni bir uçak olan Cessna 172 oldu.

Uçağa yapılan modifiyeler arasında uyumak için bir şilte, kişisel hijyen için küçük bir çelik lavabo, ağırlıktan tasarruf etmek için iç donanımların çoğunun çıkarılması ve ilkel bir otopilot bulunuyordu.

Rekoru tek seferde kırdıklarını da sanmayın. Rekoru kırmak için tam dört girişimde bulunmuşlar!

Önceki üç denemede karşılaşılan sorun, uçağın bozulmasıydı. Üç denemeden en uzunu ise on yedi gün sürmüştü. İlginçtir ki, Timm üçüncü denemeyi yaparken, kırk yedi günlük rekoru aynı rekoru kırmaya çalışan farklı bir ekip elli gün ve birkaç saat ile kırmıştı. Bu habere rağmen Timm pes etmedi. Uçağı modifiye ederken, kendisi kadar deneyime sahip bir yardımcı pilota da ihtiyacı olduğunu biliyordu. Deneyimli bir uçak tamircisi olan John Cook, yeni yardımcı pilot olarak seçildi. Her şey tamamlandığında, 4 Aralık 1958 15:52’de uçak havalandı.

Peki iniş yapmadan nasıl yakıt ikmali yapıyorlardı?

Günümüzde çoğu modern askeri uçak, uçuş ortasında havada risksiz yakıt ikmali yapma özelliğine sahiptir ancak o zamanlar böyle bir teknoloji pek mevcut değildi ve Cessna 172 yüksek irtifalara tırmanamıyordu. Bu zamana kadar havada yakıt ikmali ile ilgili bir dizi test yapılmıştı ama bir Cessna 172’yi havada yakıt ikmali yapmasını sağlayacak bir yöntem yoktu.

Sonuç olarak, yerdeki bir araçtan yakıt doldurulabilecek ek bir tank kurdular.

Yakıt ikmali yapmaları gerektiğinde uçak oldukça alçaktan uçuyor, bir vinç hortumu yukarı kaldırıyor ve yakıtı pompalıyordu. Bunu bazen geceleri yapmak zorunda kalıyorlardı, bu da biraz hassas uçuş gerektiriyordu. Görselde nasıl yaptıklarını görebilirsiniz.

Asla yere inmeyeceklerini herkese kanıtlamak için uçağın tekerleklerini beyaza boyadılar.

Herhangi bir nedenle yere inerlerse, boya silinecek ve böylece girişimin başarısız olduğunu herkes öğrenecekti. Yemek konusuna gelirsek, Kaliforniya-Arizona sınırında yakıt ikmali yaptıklarında, Hacienda’nın restoranlarından termos şişelerine sığacak şekilde ezilmiş erzak alıyorlardı. Katlanır bir kamp tuvaletine tuvaletlerini yapıyorlardı ve poşetler de çöle bırakılıyordu.

Kesintisiz motor gürültüsü ve aerodinamik titreşimler huzurlu bir geceyi imkansız kılsa da, ikisi pilot da sırayla uyuyordu.

Uykusuzluğun bir sonucu olarak, otuz altıncı günde Timm uçuş esnasında uyuyakaldı ve uçak sadece bin 200 yükseklikte bir saatten fazla kendi kendine uçtu. Otuz dokuzuncu günde ise yakıtı uçağın tanklarına gönderen elektrikli pompa arızalandı ve uçuş manuel olarak tamamlanmaya zorlandı. Nihayet 23 Ocak 1959’da rekoru kırdıklarında, yaşanan diğer teknik arızalara kabin ısıtıcısı, yakıt göstergesi ve iniş ışıkları da dahildi.

Havada geçen altmış beş gün gün boyunca uçakta birçok farklı şey bozuldu ama önemli olan motorun çalışmaya devam etmesiydi.

Özellikle ellinci günden sonra motorun çalışmaya devam etmesi en çok ihtiyaç duydukları şeydi. Elli gün ile rekor kırmalarına rağmen kimsenin onların rekorunu kırmasını istemediler ve 7 Şubat 1959’da McCarran’a inmeden önce bir on beş gün gün daha uçtular. Kullanılan uçak bugün, McCarren Havalimanı’ndaki bagaj teslim alanında tavanında görülebilir. Bugüne kadar rekorun geçilemediğini de belirtelim.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir